|
Yaygın
bir düşünceye göre çocuklar yaşanan üzüntü ve
mutsuzlukları anlamazlar ve çocukluk yılları kaygı ve
üzüntülerden uzak yıllardır. Gözlemler, yapılan
araştırmalar ve yetişkinlik yıllarında ortaya çıkan
sorunlar bu düşüncenin doğru olmadığını göstermektedir.
Gerçekte yaşananlara paralel olarak çocukluk; korkular,
tedirginlikler, yoksunluklar ve bunalımlarla dolu
olabilir. Çocukluğun mutlu bir dönem olarak anımsanması,
erişkinlerin o çağla ilgili bir çok acı yaşantıyı bilinç
dışına gömmelerinden ileri gelir.
Çağımız koşulları aile yapısında değişikliklere yol
açmakta, aile içinde ve yakın çevrede ölüm, hastalık,
kaza, ayrılık gibi ciddi problemlerden kardeş doğumu
gibi daha normal olaylara kadar geniş bir yelpazede
problemler yaşanabilmekte, sosyal çevre ve okul ortamı
daha zorlayıcı ve uyumu güçleştirici olabilmektedir.
Ayrıca çalışan anne- babaların çocuğa ayırdıkları süre
azalmakta ya da çocukla aile içinde yeterince ve
nitelikli zaman geçirilememektedir. Tüm bunlar da zaman
zaman çocuklarda duygusal ve davranışsal problemlere
neden olmaktadır.
Çocukların bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal olarak
daha sağlıklı gelişebilmeleri için bir problem
yaşandığında mutlaka profesyonel bir yardım alınmalıdır.
Çocuklar yaşadıklarını ve bunlara ilişkin duygu ve
düşüncelerini sözel olarak dile getirmekte zorlanırlar.
Bu nedenle Psiko Akademi Psikolojik Danışmanlık &
Refleksoloji Test Merkezindeki görüşmelerde çocukların
kendilerini en rahat ifade etme yöntemleri olan oyun,
resim ve hikaye tekniklerinden yararlanılmaktadır. |